Son Dakika
31 Ekim 2014 Cuma
HRA TV
Radyo HRA
ATS Güvenlik Sistemleri

Nasıl Özür Dilenir? Mi?

21 Ocak 2012 Cumartesi, 10:31
haberrevizyon rafael sadi

RAFAEL SADİ

Son iki yıldır İsrail ile Türkiye arasında en fazla konuşulan konu İsrail’in Mavi Marmara baskınında 9 eylemcinin (Yardım gönüllüsünün) silahlı çatışma sonucu etkisiz hale getirilmesi (Öldürülmesi) nedeni ile özür dileyip dilemeyeceği oldu ve olmaya da devam edecek gibi görünüyor.

 

Mavi Marmara’daki İnsani Yardım Gönüllüleri ellerinde yardım aletleri ile ayrıca yardım aletlerinin topluca resmi görülüyor…

Kuşkusuz bu konunun konuşulmasında Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuyu gündemin en baş köşesine oturtmuş olmasının etkisi yadsınamaz. İsrail Hükümeti de bu konuda her ne kadar bu konuya yaklaşmış olsa bile Sayın Erdoğan’ın beklediği özür metni bir türlü onay alabilmiş değildir.

Joseph Ciechanover ve Feridun Sinrlioğlu

Dış İşleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Feridun Sinirlioğlu ile İsrail’in BM Palmer komisyonu yetkilisi Joseph Ciechanover’in aynı komisyon devam ederken yaptıkları görüşmelerde Özür meselesi İsrail’in özür’e çok yakın sayılabilecek ” Keşke Olmasaydı çok üzgünüz ” ifadesi ve talep edilen tazminatın ödenmesine razı olunduktan sonra. Bu ifadenin Sayın Erdoğan tarafından reddi vede son anda normalleşmeye dönebilmenin fiyatı da yükseltilip Gazze ablukasına son verilme talebi ile görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.

Erdoğan ve Natanyahu
Bu sonucun Sayın Erdoğanın seçimi olduğu ve aslında normalleşmeye dönülmesine gönlü olmadığını ortaya koymak olarak değerlendirmek çok yanlış olmaz.
Sinirlioğlu Ciehanover görüşmelerinin ana temalarından biride o sıralarda açılacağı söylenen davalardan vazgeçilmesi de bilinen ve basına yansıyan kısmıydı.
Bu anlaşma gerçekleşmediği gibi Türkiye özürden İsrail’de normalleşmeden mahsur kaldı.
Kim ne kazandı ve kim ne kaybetti hesap etmek ne kadar kolay tartışılabilir kuşkusuz. Bu bir gerçek ki benim gibi iki ülkesi / vatanı olanları mevcut durum ziyadesi ile üzmektedir. Söylenebilecek yegane şey ise iki ülkemin soğuk ilişkiler içinde olması iki ülkemin de düşmanlarını sevindirmekten başka bir iş’e yaramamaktadır.

Son bir kaç aydır İsrail tarafından Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda çaba gösteren taraflar olduğu inkar edilemeyecek derecede aşikardır. Ancak aynı derecede ve benzer ağırlıkta İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi için çaba gösteren Türkiye kaynaklı taraflarında olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Peki bu taraflar kimlerdir ve ne gibi çabalar sarfediliyor?

İsrail tarafında bu çabaları açıklıkla ve iyi niyet ile ortaya koyan bir düşünce kuruluşu mevcuttur. Adı MİTVİM ve başında gencecik bir akademisyen bulunuyor, adı Dr.NİMROD GOREN , Yeruşalayim İbrani Üniversitesinde Ortadoğu politikaları uzmanlığı eğitimi görmüş aynı zamanda da İbrani Üniversitesinde eğitmendir.

Dr. Nimrod Goren Dr. Alon Liel
Nimrod Goren ismi akademik yaşamı takip edenler için çok yabancı değil, hele hele İsrail Türkiye ilişkilerini yakından takip edenlerin bilmesi gereken bir isim.
Mitvim kurumunun en önemli hedeflerinden birisi ise Türkiye ve Ortadoğuda alternatif politikalar üreterek tıkanan barış yolunu açabilmektir.
Nimrod Goren ile dün buluşarak çok yönlü bir sohbet yaptık.

http://www.mitvim.org.il/en/

Nimrod Goren ,eski dostum olan ve İsrail’in eski maslahat Güzarlığını deruhte etmiş olan Alon Liel ile birlikte çalışıyor Mitvim kurumunda. Açık söylemek gerekirse Alon Liel de Nimrod Goren de İsrail siyasi yelpazesinin ortasından daha solda bir yerlerde dururlar. Başka ve daha açık bir şekilde ifade etmek için de sorumu utanmadan açıklıkla ve direkt olarak sordum.
RS.Nimrod (İsrail’de Sayın ve Bey Bay sözcükleri pek kullanılmaz , sullanırsanız adamla dalga geçtiğinizi sanıp bozulabilirler) lütfen söylermisin İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi gerektiğini ve İsrail halkının bunu istediğini ortaya koyan bir kamuopyu araştırması yaptırdınız . Bunu size sipariş eden İsrail Hükümetimiydi? Veya bu konuda Devletten aldığını bir talimat ve talep var mı?

NG.Nimrod Goren gülerek , sanırım benim ve Alon Liel’in hükümetten farklı görüşlerde olduğumuzu biliyorsunuz. Biz aksine hükümetlerin söyleyemecekleri şeyleri söylemeye ve alternatif politikalar üretmeye çalışıyoruz. Hayır biz İsrail Hükümeti adına çalışmıyoruz. Umarım bizi dinlerler ve yarar getirebilecek politikaları uygularlar.
RS.Peki , siz geçen hafta Türkiyedeydiniz ve İstanbul Kültür Üniversitesi STK olan GPOT’un konuğu idiniz , başka İsrailli akademisyenler de vardı bildiğim kadarı ile.

http://www.gpotcenter.org/board/

NG.Evet İsrail’den Alon Liel (İsrail’in Eski Türkiye Maslahatgüzarı ve Dış İşleri Müsteşarı ve Mitvim Kurumu uzmanı ) Arik Segal ( Genç bir diplomat adayı ve Toronto Üniversitesinde Uluslarası ilişkiler okumuş ve Tel-Aviv Üniversitesinde de master yapmış) Ghida Rinawi-Zoabi ( İnterpeace barış kurumu ve İnjaz kurumunun görevlisi – İsrailli Arap azınlığı temsil ediyor) Ve ben Nimrod Goren (Mitvim kurumu kurucu başkanı.)

RS.Türk tarafından kimler vardır ve bu toplantıda neler görüştünüz.

NG.Can Yirik , Mansur Akgün , Silvia Kiryaki , Yalım Eralp , Özdem Sanberk , Sami Kohen , Kerim Balcı ve toplam yaklaşık 20 kadar Türk akademisyen ve gazeteci vardı.
Neler görüştük sorunuz agelecek olursak , İsrail – Türkiye ilişkileri ve tabiiki özür konusu nasıl aşılır onu konuştuk ağırlıklı olarak.
Rafi Smith kurumuna yaptırmış olduğumuz bir kamuoyu araştırmamız var biliyorsunuz. İsraillilerin %45′inin özür dilenmesinden yana olduklarını beyan ettiler. %39′u ise özür dilenmesine karşılar. Geriye kalan %16′sı ise çekimser duruyorlar.

http://www.gpotcenter.org/dosyalar/Mitvim_Poll_2012.pdf

Tabiiki Sayın Erdoğan’ın gerek özür gerekse Gazze ablukasının kaldırılması kounsundaki talepleri be tutumu İsrail hükümetinin de özrü dilenmemesi konsundaki tutumu ile karşı karşıya gelince durum adeta imkansız gibi duruyor. Ama biz iki toplumarasında özellikle akademik platformlarda bir araya gelerek alternatif çözümler üretmeye devam edecegiz.

RS. Sağolun ve başarılı olmaya çaba gösterin lütfen dedikten sonra.
Ofisime döndüm ve kapatıp ev’e bilgisayar başına geçtim , sıra Eski dost Alon Liel ile konuşmaya gelmişti.
Alon Liel ile yaklaşık 10 sene önce tanıştık o zamanlar DEMOİSLAM isimli kitabı yazmıştı ve bana imzalı bir nüshasını hediye etmişti. Geçenlerde de Can Yirik ile birlikte yayınladıkları İsrail Türkiye ilisşkilerini anlatan bir fotograf albümünü imzalatabilmiştim , bu kez kitabı satın almıştım, eh bu albüm oldukça pahalaı idi ve ortağı vardı ellerine sağlık oldukça güzel bir çalışmaydı. Tavsiye ederim bulun alın.
RS.Merhaba Alon nasılsın?
AL.Sağol senden ne haber?
RS.İyilik çok şükür , memleketime gitmişsin geçen hafta , yediklerin içtiklerin senin olsun gördüklerini anlat .
AL.Ne diyorsun anlamadım?
RS.Haklısın Türkçe’den tercüme konuşuyorum anlamazsın , Neler konuştunuz işeri yoluna sokabildiniz mi? İsrail’e özür diletebilecekmisiniz?
AL.Hehee , Valla kolay iş değil , senin arkadaşın (Tayyip’ten söz ediyor) çok sert duruyor, yumuşaması imkansız gibi.
RS.Eh öyledir delikanlı adamdır , öyle yumuşayacak bir mahallede yetişmedi.(Alon yumuşama esprisini anlamadı ama olsun).
AL.Ne yapacağız peki? Özür , tazminat ve gazze ablukasından çekilmeden bu iş olamaz diyor. Bu tarafta da Özür dileyebilecek kimse yok , biliyorsun siyasi olarak hükümettekileri sarsar.
RS.Alon özürü sen dilersen kabul etmiyolar mı acaba?

Erdoğan ve Peres Davos’ta Van Minüt show

AL.Valla Peres dilesin dediler , O da Davos için özür dilerse bende dilerim dedi.
Barak dileyebilir ama arkadaşın kabul eder mi bilmiyorum.
RS.Bak Alon bizim Mahallede Yani Kasımpaşa’da aracılara Ga…t denir , Yani
Türkçesi Pez….k…İşte bizim mahallenin insanı aracılar ile işgörnez.
İsrail başbakanı bu işi halletmek istiyorsa açacak telefonu Türkiye başbakanına , arkadaş bak ikimiz de bir halt ettik , sen gemiyi gönderdin bende elimi fazla hızlı indirdim , gel şu işi halledelim anlaşalım bitsin derse anlaşırlar bana kalırsa.
Kaldı ki bu türden bir yaklaşımla hem Özür de kabahatinden de büyük olmayacaktır (Alon yine anlamadı tabii)
AL.Nasıl yani?
RS.Bak şöyle iki yiğit çıkmış meydane biri diğerinden merdane birbirlerinin gönüllerini kırmazlar diyorum , artık özür mü dilenir ,yoksa ayıp ettik mi denir , ben ettim sen etme mi derler , artık aralarındaki mesele olur ve iş tatlıya bağlanır.
AL.Ne yani bu kadar basit midir?
RS.Evet. Tayyip ile konuşmak Obama ve Merkel ile konuşmaya benzemez. Karşında Abu Mazen yok, Kasımpaşalı Recep Tayyip Erdoğan var ona göre konuşmak ve davranmak gerekir.
Alon sen bana şunu söyle allasen , iki ülkemin birbirine ihtiyacı var mı yok mu?
Mesele budur , ihtiyaç yoksa bu iş daha çok uzar. İhtiyaç varsa geriye sadece formalite kalır.
AL.Bak işte şimdi diplomat gibi konuştun.
RS.Arkadaşım lütfen bana hakaret etme.
Gülüyor.
AL.Bak , şu anda bozulma ama Türkiye’nin İsrail’e olan ihtiyacı İsrail’in Türkiye’ye olan ihtiyacından fazladır.
RS.Neden?
AL.Şu anda Türkiye Suriye ile bozuştu, İran ile limoni ve Irak ile hırlaşıyor. Üş koldan Kürtler Türkiye’ye tehdit oluşturuyor. İsrail’siz bir Türkiye İsrail’li bir Türkiye’den daha iyi değil. Birlik içindeki bir İsrail Türkiye ile Suriye Başkanı Esad daha kolay düşebilir. Suriye’deki Kürtlerin palazlanması kazara otonomileşmesi ile Irak kürtleri ile domino gibi Türkiye’nin üzerine devrilmesi demek olabilir. Bu nedenle Türkiye şu sıralarda İsrail ile işbirliği içinde olmayı istiyordur derim.
RS.Güzel peki İsrail’in Türkiye’ye ihtiyacı nedendir ki?
AL.Valla olmazsa da olur tabii ama olursa tadından da yenmez (Ek bunu da ben ekledim tabii) Ufukta bir İran sürtüşmesi var , Devrilmesi kaçınılmaz bir Suriye rejimi var ,Kızışabilecek bir Lübnan var, bu dengeler ( pardon dengesizlikler ) arasında Yanında Türkiye olan bir İsrail yanında Türkiye olmayan bir İsrail’den daha iyidir.
RS.Valla haklısın gibi görünüyor. İyi de neden bir telefon görüşmesi ile halledilebilecek iş 2 senedir sürüncemede?
AL.Eh diplomasi öyledir …:))
RS.Bak görüdünmü neden diplomat dediğinde bozuldum?
AL.Haklısın galiba.
RS.Sağol Alon siz çabalarınıza devam edin , bize ihtiyaç duyarsanız bilesiniz ki buradayız.
RS.Ha bir de şu var buluştuğunuz isimler arasında istemez İsrail kahrolsun diyenler oldu mu?
AL.Hadi ya , biz iki ülkenin iyiliğini ve barışı isteyenler ile görüştük ,öyle aşırılar yoktu.Çok şükür.
RS.Biliyorum biliyorum hani ne olur ne olmaz diye sordum bende …
AL.Yine işlettin beni. Hadii ben yatmaya gidiyorum , iyi geceler.

Evet saygıdeğer okurlar iki ülkem arasındaki ilişkiler her an çözülebilir.
Sayın Erdoğan 3 madde ile sıralamış ilişkilerin normale döndürülmesini:
1- Özür dilenecek.
2- Tazminat ödenecek.
3- Gazze ablukası kaldırılacak.

İşte benim formülüm :
1- Özür dilenecek ama İsrail Başbakanı Türkiye Başbakanını arayıp rencide edilmeyecek bir şekilde özür dileyecek. Mesela : İnsanların ölmesi bizleride çok üzmüş ve rahatsız etmiştir , ölümlerin olmasından dolayı Türk halkından özür dileriz. Umarım böylesi tatsız olaylar bir daha gerçekleşmez.
2- Uygun bir tazminat uzmanların bir araya gelmesi ve makul miktarı tespiti ile ödenebilir. ( Tarafları mağdur etmeyecek meblağ tespit edilmelidir- hiç bir bedel ölenleri geri getiremez ama ailelerinin ve çocuklarının geleceklerini teminat altına alabilecek ve bir meblağ olmalıdır. Devletin TSK şehitlerine uyguladığı tazminat veya şehit ailelerine ödenen maaşlar standart tespit edilerek yapılabilir mesela)
3- Gazze’de aslında fiili anlamda bir abluka olmadığı ve her hafta 1000 kadar TIR dolusu mal ve eşya geçtiği gerçeğinden hareketle Sayın Erdoğanın bu durumu anlamasına yadımcı olunmalı veaslında fiili ablukanın olmadığı ve sadece mal ve hizmetlerin geçişinde doğal kontrollerin olduğu kabul edilirse bu konuda rahatlıkla aşılabilir bence.
Peki İsrail karşılığında ne alır:
1- Açılmış ve açılacak davalarnı düşmesi temin edilmelidir.
2- Elçiler karşılıklı iade edilmeli ve görevlerine kaldıkları yerden devam ettirilmelidirler.
3-Stratejik işbirliği çalışmaları kaldığı yerden devam ettirilebilmelidir.Askeri ilişkilerin bir anda eski düzeyine gelmesi sözkonusu olamaz ama zaman içersinde
5-10-15 sene içinde bu andakinden daha uygun yerlere getirilebilir.
Ama bana kalırsa bu iş iki liderin karşılıklı görüşmesi ile gerçekleşebilir.
Bu da olmazsa liderlerin yaşlanığ çekilmelerini veya bir seçimle değişştirilmelerini beklemek gerekecek. Allah ikisinede uzun ömürler versin. Eh ne yapalım olanla idare edeceğiz işte.
Saygılarımla
RAFAEL SADİ

Bu yazım Haber Revizyon dergisinde yayımlandı.İnternet ortamında sadece Hastürktv’de mevcuttur…(Eh O kadar olsun yani)

HRA- Haber Revizyon Ulusal Medya